Ev ve Yaşam 3 dk okuma Nihan Yalçınel Güncellendi:
Mutfak Dolabını Kullanışlı Hale Getiren Düzen
Bölge mantığıyla yerleştirme, şeffaf kaplar ve yılda iki kez ayıklama; küçük bir mutfağı büyük gösteren pratikler.
Mutfakta geçirilen zamanın önemli bir kısmı yemek pişirmekle değil, malzeme aramakla geçer. Bir tarifin ortasında kimyon nerede diye dolap karıştırmak, arkada unutulmuş üç açık paket makarnayı keşfetmek, aynı baharattan dördüncü kez almak tanıdık sahnelerdir. İyi kurulmuş bir mutfak dolabı, daha büyük bir mutfak kadar rahatlatıcıdır ve bunun için tadilata değil, birkaç ilkeye ihtiyaç vardır.
Bölge mantığıyla yerleştirmek
Dolapları kategorilere göre değil, kullanım bölgelerine göre kurmak en çok işe yarayan yaklaşımdır. Ocağın yakınına yağ, tuz, sık kullanılan baharatlar, tencere kapakları ve tahta kaşıklar; lavabonun yakınına süzgeç, doğrama tahtası ve temizlik malzemeleri; tezgâhın çalışma bölümüne bıçaklar, ölçü kapları ve kaseler yerleştirilir. Böylece bir yemek hazırlarken mutfakta gereksiz yere dolaşmazsınız.
Yükseklik de bir ölçüttür. Göz hizasındaki raflar günlük kullanılan ürünlere ayrılmalıdır. Nadiren kullanılan büyük tepsiler, turşu kavanozları ve fazladan tabaklar en üst ya da en alt raflara gidebilir. Bir eşyayı almak için sandalyeye çıkmak gerekiyorsa, o eşya haftada birden fazla kullanılmayacak demektir.
Kileri görünür kılmak
Kuru gıdaların en büyük düşmanı unutulmaktır. Poşetinde duran bulgur, arkaya itilmiş mercimek, ağzı açık kalmış un hem böceklenir hem de israfa dönüşür. Şeffaf, kapaklı ve mümkünse benzer boyutta kaplar bu sorunun büyük bölümünü çözer. Kapların şeffaf olması stok kontrolünü göz kararı yapılabilir hale getirir; benzer boyutta olması ise rafta boşluk kaybını azaltır.
Her kabın üzerine içerik ve son doldurma tarihini yazmak, özellikle birbirine benzeyen ürünlerde işe yarar. Kepekli un ile tam buğday unu, kırmızı mercimek ile bulgur rafta kolayca karışır. Yeni alınan ürünü arkaya, eskisini öne koymak da basit ama etkili bir kuraldır; markette raflar tam olarak bu mantıkla dizilir.
Baharatlar ve yağlar nerede durmalı
Yaygın bir alışkanlık, baharatlıkları ocağın hemen üstündeki rafa dizmektir. Görsel olarak pratik olsa da bu, baharatların aromasını en hızlı kaybettiği yerdir. Isı ve buhar, uçucu yağları kısa sürede tüketir. Aynı şey zeytinyağı için de geçerlidir: ocağın yanında duran şeffaf şişedeki yağ hem ısı hem ışık nedeniyle daha çabuk bozulur.
Doğru yer, ocaktan bir adım uzakta, kapalı ve serin bir çekmece ya da dolaptır. Çekmece içine yatay dizilen baharat kavanozları, etiketleri yukarı bakacak şekilde tek bakışta görülür ve arkada kaybolmaz. Öğütülmüş baharatların altı ay, tane halindekilerin bir yıldan uzun süre aromasını koruduğunu hatırlamakta fayda var; koku vermeyen bir baharat, tarifi kurtarmaz.
Yılda iki kez elden geçirmek
En iyi kurulmuş düzen bile zamanla bozulur. Yılda iki kez, tercihen mevsim geçişlerinde dolapları boşaltıp gözden geçirmek düzeni yeniler. Bu sırada üç yığın yapmak işi kolaylaştırır: kalacaklar, başkasına verilecekler ve atılacaklar. Bir yıldır kullanılmamış bir alet, büyük ihtimalle bir yıl daha kullanılmayacaktır.
Aynı işi gören tekrarlı eşyalar da bu ayıklamanın hedefidir. Çoğu mutfakta üç çırpma teli, beş plastik kap kapağı ve kapağını kaybetmiş yedi kap bulunur. Kapaksız kapları elemek, tek başına bir raf kazandırır.
Dolap içi düzenleyiciler bu ayıklamanın ardından anlamlı hale gelir. Raf yükseltici basamaklar, derin dolaplarda öne çekilebilen tepsiler, kapak içine takılan ince askılar ve çekmece bölmeleri ölü alanı kullanıma açar. Ancak bu ürünleri dolap boşaltılmadan almak çoğu zaman ölçü hatasına yol açar; önce ayıklamak, sonra ölçüp almak doğru sıralamadır.
Tencere ve tavaların saklanması da ayrı bir başlıktır. Üst üste yığılan yapışmaz tavalar birbirinin yüzeyini çizer ve ömrünü kısaltır. Aralarına ince bir bez ya da kâğıt havlu koymak bunu önler. Kapakları ayrı bir dikey düzenleyicide tutmak ise her tencere arayışında çıkan gürültüyü ortadan kaldırır.
Son olarak, düzenin kalıcı olması için sistemin evdeki herkes tarafından anlaşılır olması gerekir. Yalnızca bir kişinin bildiği karmaşık bir yerleşim, ilk bulaşık sonrası dağılır. Basit, tahmin edilebilir ve etiketli bir düzen, mutfağı hem hızlandırır hem de alışveriş listesini gerçekten ihtiyaç duyulan şeylere indirger.